NİKOLA TESLA MÜZESİ

Benim en sevdiğim müze, hatta 2015’te Sırbistan’a gelmeyi istememin en büyük sebebi diyebilirim. Zira ben uslanmaz bir Tesla hayranıyım. 🙂 Bu sebeple bu yazıyı biraz uzun tutucam. İlk olarak bu ilginç bilim insanımızın Belgrad Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Fakültesi önündeki anıtından başlayalım.

Öncelikle bilmeyenler için biraz Tesla’nın kendisinden bahsetmek daha iyi olur. Tesla hakkında oldukça fazla bilgi kirliliği ve bir takım Tesla fanatikleri tarafından hafiften abartılmış yazılar bulmak mümkün.

10 Temmuz 1856 yılında doğan Tesla’nın çocukluğu bir çok çılgın bilim insanı gibi ilginçtir. Mesela küçükken insanların saçlarına dokunamama ile başlayan takıntısı, ileriki yaşlarda insalarla el sıkışmama, bu sebeple sürekli eldiven takma, titizlik gibi çoğalmıştır. Bunların yanı sıra bir çok kaynakta Tesla’nın 3 rakamı takıntısı olduğu geçer. Ellerini 3 kere yıkama, yemeklerde 3 ve katları sayısında peçete kullanma vs gibi. Dehası, takıntıları ve sosyal bozuklukları aslında ‘asperger sendromu’ özelikleri sergiliyor ama tabii bu konuyu benim yerime uzmanlara bırakmak daha doğru olabilir. 🙂

Tesla icatlarına çok erken başlamış. Mesela küçük yaşta ufak mutfak aletleri, kendinisine su çarkı falan yapmış.

Eğitim hayatı genelde Avrupa’da geçmiş ve aldığı iş teklifiyle 1884 yılında New York’a gelmiştir.

Tesla günümüzde hayatı kolaylaştıran kablosuz teknoloji, radar, uzaktan kumanda gibi gelişmelerin kimi zaman direkt kimi zaman dolaylı olarak arkasında olan isimdir. Yani mesela radyonun mucidi Tesla değildir, fakat Marconi, radyoyu geliştirirken Tesla’nın patentlerinden faydalanmıştır.

İnsanlara sorduğunuz zaman Tesla’nın ya adını hiç duymamış oluyor, ya da kendilerini benim gibi çılgın bir hayranı olarak tanımlıyorlar. 🙂 Bunun sebeplerinden biri Tesla’nın gerçekten hakkının yenmiş olması. Edison tarafından kazıklanması, patentlerini kaptırması, para getirecek patentlere yönelmediği için finansal destek bulamaması vs. Tabii bu olanlarda Tesla’nın sosyal eksiklikleri de oldukça fazla rol oynuyor. Ne olursa olsun şu sözün içtenliğine bakar mısınız? 🙂

Bırakın doğruları gelecek söylesin ve herkesi eserlerine ve başarılarına göre değerlendirsin. Bugün onların olsun; ama uğrunda çok uğraştığım gelecek, benimdir.”

Tesla ve Edison rekabeti daha çok Alternatif Akım (AC) ve Doğru Akım (DC) savaşından ileri gelmektedir. Bu kısaltmaları dikiş makinesi üzerinde gören Margaret Young’ın aldığı ilhamla Malcolm Young rock grubuna AC/DC ismini vermiştir. (Bunun Tesla’yla falan bir alakası yok ama öylesine yazdım.)

Şimdi biraz da müzeden bahsedelim. Sırp asıllı Amerikalı dehamızın müzesi Belgrad’da genelde konsoloslukların bulunduğu Krunska Caddesi’ndedir. Binası da oldukça güzeldir.

Müzeye giriş İngilizce anlatımla 500 Dinar yani yaklaşık 5 usd civarındadır. Tanıtım ilk önce bir video ile yapılıyor. Bu şekilde hayatı ve çalışmaları hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Bu arada iyi haber, ben en son gittiğimde (evet, 3 kere gittim 🙂 bu video Türkçe altyazılı verilmişti, neden bilmiyorum.

Videodan sonraysa Teslanın icatlarıyla tanışma imkanı buluyorsunuz. En hareketlisi Tesla bobini diyebilirim. Müzenin bu kısmı oldukça interaktif, yani eğer gönüllü olursanız deneyime katılabiliyorsunuz. Ben hepsine tabii ki katıldım, mutlaka sizlerin de katılmasını öneririm. Buralarda çok da bilgi vermek istemiyorum çünkü gidip deneyimlemeniz daha iyi. 🙂

İcatlarla haşır neşir olduktan sonra da müzenin son bölümüne geliyorsunuz. Burada Tesla’nın kıyafetleri, eldivenleri, notları vs gibi özel eşyalarını ve küllerini bulabilirsiniz.

Yazının son kısmını ise Tesla’nın bir kaç dikkat çeken sözlerine ayırdım:

Birey önemsizdir, ırklar ve milletler gelip geçer. Sadece insanlık sabittir.

Eğer nefretinizi elektriğe çevirebilseydiniz, bu tüm dünyayı aydınlatmaya yeterdi.

Birinin Tanrı dediğine diğeri fizik kuralı der.

Evli erkekler tarafından bulunan çok sayıda müthiş icat sayamazsınız.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın