Hram Svetog Save yani Aziz Sava Kilisesi Belgrad’ın en önemli yerlerinden, hatta şehrin sembolü bile diyebilirim. Oldukça büyük bir kilise, şehrin bazı noktalarından kubbeleri görünebiliyor. Bir çok kişi tarafından geniş kubbeleri sebebiyle camiye hatta Aya Sofya’ya benzetiliyor. Fakat Ortodoks mimarisi zaten kubbeli bir yapıya sahiptir ki Aya Sofya da bildiğiniz gibi eski Bizans Ortodoks kilisesidir. Bu sebeple yapıların benzerlikleri oldukça normaldir. Ayrıca bazı kaynaklarda kilisenin yapımında Aya Sofya ve eski Sırp Manastırı Gračanica’dan ilham alındığı, yani Sırp/Bizans mimarisi olduğu yazmaktadır.
Aziz Sava Kilisesi oldukça çetrefilli bir tarihe sahip, fakat öncesinde geçen sene çektiğim fotoğrafını şöyle bırakayım:

TARİHİ
Öncelikle Aziz Sava’nın kendisinden başlayalım. Sırp Ortodoks Kilise’nin kurucusu Aziz Sava 1175-1236 yıllarında yaşamış olup Sırp tarihinde önemli bir yere sahiptir. Bu kilisenin ona ithaf edilmesinin sebebi 1594 yılında Osmanlı’ya karşı çıkan Sırp isyanında Osmanlı paşalarından Sinan Paşa’nın Aziz Sava’nın kalıntılarını kilisenin bugün bulunduğu bölgede yaktırmasıdır. Fakat kilisenin yapımına bundan 340 yıl sonra, 1935 yılında başlanmıştır. Derken 2. Dünya Savaşı, komünizm geldi gitti derken inşaat hala hafiften devam ediyor. 🙂
Fakat sonunda alt katının yapımı bitti. Üst katta ikonalar bulunurken, alt kat duvarları boydan boya resimlerle dolu. Ayrıca üst katta mum alıp yakmak mümkün. Sırp Ortodok kiliselerinde, diğerlerinden farklı olarak mum yakmak için iki katlı bir düzenek var. Buranın aşağısındaki mumlar ölüler için, üsttekiler içinse yaşayanlar için yakılıyor.
Bu yazıyı da kendi çektiğim gotik bir fotoğrafla bitirmek istiyorum. 🙂

